Laparoskopi ameliyatlarında açık ameliyatlara

LAPAROSKOPİ (KAPALI AMELİYAT)
KAPALI YÖNTEMLE AMELİYAT NEDİR?
Laparoskopi (L/S) kelime anlamı olarak (lapara – skopi) karın içerisini gözlemek anlamına gelir. Karın içerisindeki organların küçük bir delikten karın içerisine sokulan kamera yardımıyla gözlenmesine laparoskopi denir, bu esnada yardımcı aletlerle yapılan ameliyatlara laparoskopik ameliyat veya kapalı ameliyat denir (kapalı yöntemle ameliyat). Laparoskopik yani, kapalı yöntemle ameliyat tekniği kadın hastalıkları dışında genel cerrahi ve üroloji gibi uzmanlık alanlarında da yaygın olarak kullanılmaktadır.

Laparokopik ameliyat yapılırken genel anestezi ile hasta uyutulduktan sonra göbek deliğinden ince uzun bir iğne (Veress iğnesi) ile karın içerisine girilerek karbondioksit gazı verilir ve karın şişirilir. Daha sonra göbek deliğinin hemen altından 1 santimetre kadar bir kesi yapılarak oradan karın içerisine trokar denilen boru sokulur. Bu borunun içerisinden karın içine ince boru şeklinde bir kamera ilerletilir. Bu ışıklı kamera ile karın içi aydılatılarak monitörden karın içerisindeki organlar izlenir. Çoğunlukla vajina içerisinden rahim ağzına bir alet takılarak laparoskopi sırasında rahmin çeşitli yönlerde oynatılması sağlanabilir, böylece daha iyi gözlem yapılabilir (bekar hastalarda takılmaz). Kamera yerleştirildikten sonra kasık bölgelerine yapılacak ameliyata göre bir veya bir kaç adet trokar daha yerleştirilir ve bunların içerisinden ameliyatı yapmak için aletler geçirilir. Ameliyattan sonra bütün aletler ve kamera çıkarılır, karındaki gaz tamamen boşaltılır ve deliklere dikişler atılır.

Laparoskopi ameliyatlarında açık ameliyatlara göre hastanede kalma süresi daha kısadır. Hasta genellikle ameliyattan 1 gün sonra hatta bazen aynı gün taburcu edilir.

Adetler üreme çağı boyunca gebelik ve emzirme dönemleri

NORMAL ADET DÜZENİ
Adet kanamaları 9-16 yaşları arasında başlar. Genç kız 15 yaşına gelmesine rağmen hala adet kanamaları başlamadıysa bir hekime başvurup kontrolden geçmesi gerekir. İlk adet kanamasına menarş denir.

Bir adetin başlangıcından diğer adetin başlangıcına kadar geçen süre (1 siklus) 24-38 gün arasında olmalıdır (bazı kaynaklara göre 21-35 gün arası). Kanama süresinin 2-8 gün olması normaldir. Ortalama kan kaybı ise bir adet döneminde 35-40 ml civarındadır. Bu da genellikle günde 3-4 pet eder. Genellikle 80 ml’nin üzerindeki kanamalar fazla olarak değerlendirilir. Adet kanamalarının başladığı dönemlerde bu kanamalar her ay aynı şiddette olmayabilir. Kanama bir ay daha fazla, diğer ay çok daha az olabilir.

Adet kanamasının ilk günü adet periyodunun da ilk günü dür. Buna son adet tarihi denir. Kadınların son adet tarihini akılda tutması bazı durumlarda önemli bilgi sağlar.

Adetler üreme çağı boyunca gebelik ve emzirme dönemleri dışında her ay düzenli olarak olmakta ve menopozla birlikte sona ermektedir.

Adet periyodunun yaklaşık 14. gününde beynin hipofiz bölgesinden salgılanan hormonlardan LH’nin miktarı, aniden artar. Takiben olgun follikülün zarı çatlayarak yumurta hücresi serbest kalır. Bu olaya yumurtlama (ovulasyon) adı verilmektedir. Adet peryodunun iki dönemi vardır.Yumurtlamadan önceki dönem “folliküler dönem – proliferatif dönem”, yumurtlamadan sonraki dönem ise “luteal dönem – sekretuar dönem” olarak adlandırılır.

en çok kullanılanı Lamaze tekniğidir

DOĞUM AĞRISI (DOĞUM SANCISI)
DOĞUM AĞRISI VE AZALTMAK İÇİN YÖNTEMLER
Doğum ağrısı veya başka bir deyişle sancı doğum başladıktan sonra karında, kasıklarda ve belde hissedilen, belli aralıklarla gelen ve geçen bir ağrıdır. Doğum ağrısı kadınlar arasında çok farklılık gösterir. Bazı kadınlar çok hissederken bazıları az hisseder, bazıları bu ağrılar sırasında bağırır, bazen hiç ses bile çıkarmadan doğum yapanlar görülür. Doğum ağrılarının şiddetinin kişiler arasında farklılık göstermesi sosyokültürel çevrelerinden, daha önce etraflarından duydukları hikayelerden, kişinin ağrı eşiğinden kaynaklanır. Ağrı eşiği sadece doğum ağrısının değil her tür ağrının kişiler arasında farklı şiddetlerde hissedilmesini sağlar. Ancak doğum ağrısında en önemli faktör annenin bilinç ve bilgi düzeyi ile sosyokültürel çevresidir. Kimi anne adayı bu ağrının adeta çok hissedilmesi gerektiğine inanır ve böyle duymuştur, böyle öğrenmiştir bu nedenle çok şiddetli hisseder. Kimi anne adayı da bilinçli ve sakin olarak bu ağrıyı hafif hissederek de doğumu yapabileceğini bilir.

Annenin doğum ağrıları azaltmak için ilaç dışı yöntemler:
– Annenin doğum sancılarını çektiği dönemde hareket etmesi ve ayağa kalkması ağrıların hafiflemesini sağlar. Annenin sürekli sırt üstü yatakta sabit kalması ağrının hafiflemesini engeller.
– Sancılar sırasında annenin yatakta kalçasını sağa-sola çevirmesi sancıyı azaltabilir.
– Annenin ses çıkarması, mırıldanması, inlemesi de doğum ağrılarını az hissetmesini sağlar.
– Müzik dinlemek annenin rahatlamasını, gevşemesini, sancıları hafif hissetmesini sağlar.
– Annenin güzel hayaller kurması sancıları hafif hissetmesini sağlar.
– Annenin bel ve kuyruk sokumu bölgesine masaj yapılması ağrısını azaltır.
– Annenin omuz ve beline masaj yapılması ağrısını azaltır.
– Sıcak ıslak bezlerin annenin beline uygulanması ağrısını azaltır.
– Sıcak su ile duş almak ağrıları azaltır.
– Annenin sancı odasında bir objeye odaklanması ve ona konsantre olması ağrıları hafif hissetmesini sağlar. Bu obje bir süs eşyası veya duvar saati, doğum odasında bir alet, eşya vb. olabilir.
– Annenin karnına hafif hafif masaj yapması sancılarını azaltır.
– Anneye doğum sırasında destek olan bir yardımcının annenin ayaklarına ve bacaklarına masaj yapması ağrısının azalmasını sağlar.
– Bunların dışında annenin doğum ağrılarını az hissetmesi ve bunlara en iyi şekilde uyum sağlaması için solunum egzersizi teknikleri vardır.Bu tekniklerden en çok kullanılanı Lamaze tekniğidir. Solunum egzersizleri hastanın hem sancılara daha kolay dayanmasını sağlar hem de gevşemesini ve bebeğe daha çok kan gitmesini sağlar.

Anne doğum sırasında sancılar geldiğinde yavaşça ve derin nefes alarak sancının geçmesini beklemelidir. Bu sırada çok hızlı nefes alıp vermek doğru değildir, ellerinizde uyuşmalara, kasılmalara sebep olabilir. Sancı azalırken gülümsemeye ve rahatlamaya çalışın. Sancı geçtikten sonra bir dahaki sancıya kadar dinlenin.

Bunların dışında annenin gebelik boyunca egzersiz yapması (normal egzersizler, yürüyüş, yüzme ve plates gibi..) doğumunun daha rahat geçmesine yardımcı olur. Doğum yapacağınız hastanenin gebeler için verdiği doğum öncesi eğitimler varsa bunlara katılmanız faydalı olacaktır, doğuma daha bilinçli girmenizi sağlayacaktır.